0

Dünyanın Ekonomik Düzenini Anlatan Basit Hikaye….

Posted by mgocean on October 5, 2011 in EVA, Finans, İş Modeli, Strateji, Uncategorized, Yönetici, Yönetim |

Dünyada ekonomik dengeler nasıl oluşuyor?  Buyrun size kısa ve basit bir hikaye ile anlatım;

Günün birinde bir göl kıyısında balıkçılıkla geçinen bir köy varmış.  Bu köyün insanları fakirmiş ve sadece tuttukları balıklarla yaşamlarını geçindirirmiş ve kıyafetleri hep yamalıymış.  Ormanın iç tarafındaki köylerle hiçbir bağlantıları yokmuş günlerce sık ormandan ilerleyerek ancak diğer köylere ulaşılabiliniyormuş.

Not: Hikayenin bundan sonrasını “miş”li geçmiş zaman ile anlatmayacağım yazarken bile benim uykum geldi.

Gölde balıkların seyrekleştiği zamanlar köylüler sıkıntıya düşer, kıt olan balıklardan daha fazla avlamak için balıkçılar daha uzun süreler balık tutar fakat bu durumda balık stoklarının daha hızlı tükenmesine sebep oluyor.

Köylüler bu durum için ihtiyar heyetine başvurur.  İhtiyar heyeti, her bir balıkçının aylık avlaması gereken balık miktarını belirler ve balıkların  hızla tükenmesini engeller.  Köylüler ihtiyar heyetinin işlerini nasıl yapmalarını gerektiğini söylemelerinden rahatsız olsalar da göl bir süre sonra tekrar balıkla dolar.

Köylüler ihtiyar heyetine teşekkür eder, ihtiyar heyeti köylülere, “Madem yardımımdan faydalandınız size bir tavsiye daha vermemi ister misiniz?”, köylüler tavsiyeyi dinlemek ister.  Heyetin en yaşlı üyesi “Elbiselerini dikmek ve yamamak için bu kadar zaman harcamanız çılgınlık.  Ormanın iç kısımlarındaki köylerden çok daha ucuz ve kaliteli elbiseler alabilirsiniz.  Biliyorum oraya ulaşmak kolay değil ama senede 1 ya da 2 kere gitmeniz yeterli olacaktır.”

Köylüler; “Peki ama bu elbiseleri ne ile alacağız?”, Heyet başkanı “İç köydekilerin balık sevdiklerini duymuştum…”

Balıkçı köylüler, iç köylerle ticarete başlar.   Balık az bulunan bir ürün olduğu için balıklarını pahalıya satıp, artan elbise talebi yüzünden de iç köylerde elbise fiyatları iyice düşer.  Bu durumda balıkçılar baya zengin olur.

Balıkçı köyünde herkes o kadar da mutlu değilmiş.  Elbiselerin bakımını yaparak geçimini sağlayanlar, iç köylerden getirtilen yeni ve ucuz elbiselerle rekabet etmek durumunda kaırlar.  Ayrıca balıklar iç köylerde artık rağbet gördüğü için balık fiyatları onlar için de artmıştı.

Terziler ihtiyar heyetine durumlarını izah eder.  İhtiyar heyeti aylık düzenlenen köy festivaline artık zengin balıkçıların daha çok katkı sağlamasını, masrafların daha fazlasını üstlenmesini, terzilerin ise daha az katkı sağlamasını önerir.  Balıkçılar bu öneriye çok sıcak bakmasa da köy içerisinde herhangi bir isyan çıkmaması için bu öneriyi kabul eder.  Artık köyün geri kalanı da mutludur.

İhtiyar heyeti köy halkına; “Ormanın içerisindeki köylere ulaşmanız için bu kadar zaman harcamazsanız köyümüzün ne kadar zengin olabileceğini hayal edebilir misiniz?  Bir yol yapsanız ve daha çok balık satabilirsiniz ve ucuza elbise alabilirsiniz…”

Bu öneriyi çok beğenen köylüler kendi köyleri ve iç köyler arasında yol yaparlar, artık seyahat giderleri ve süreleri çok daha azalmıştır ve yapılan ticaretle çok daha zengin olurlar.   Fakat kısa zaman sonra ciddi ve kaçınılmaz bir sorun ortaya çıkar…

Açılan yol ormanın iç tarafındaki köylülerin de göle ulaşmalarını ve balık tutmalarına imkan tanır.   Uzun zamandır yüksek fiyattan balık alan orman köylüleri kitleler halinde göle akın eder.   Göl kenarındaki köylülerin koydukları aylık kotaya tabi olmadıkları için orman köylülerinin yoğun avı, balıkların kısa zamanda tekrar tükenmesine sebep olur.

Yeni rekabet balıkçıların gelirlerini olumsuz etkiler bu sefer aylık festival için fazla ödeme (vergi) yapmaları konusunda şikayet etmeye başlarlar.  “Aynı şartlarda mücadele etmediğimiz diğer köylülerle nasıl rekabet edebiliriz?” diye yakınırlar.  Bazı köylüler aylık festivale katkı vermekten ve katılmaktan vazgeçer.  Bu durum diğer köylüleri çok kızdırır.

Kaosa sürüklenmek üzere olan bu ortamda ihtiyar heyeti ile uzun bir toplantı yapılır. Balıkçılar, festivale yaptıkları katkının fazla olduğundan yakınır, kimisi diğer köylülerle balık ticaretinin bitilmesini önerir, hatta köye giriş çıkışın yasaklanması için yolun kapatılmasını önerenler bile olur…

Mantıklı ve uzlaşmacı olunması gerektiğini söyleyen heyet şu öneriyi getirir; “İhtiyar heyeti yola bir gişe koysun, köye giriş ve çıkışlardan para kessin”.  Balıkçılar öncelikle yapacakları ticaret için fazladan bir giderlerinin olacağını söyleyerek itiraz eder fakat daha sonra  ihtiyar heyeti; “Haklısınız ama böylece, fazladan balık avlanmasını engelleyecek, festivale katkı (verginin) kesintilerinin azalacağını ve ticaretin tamamen kesilmesindense maliyetlerin artmasının daha iyi olacağını belirtir”.

Bu uygulama ile artık herkes daha mutlu olur ve dengeli bir ticaret ortamı oluşur.

 

Mehmet Güzel’in Notu : Giydiğiniz kıyafete ya da yediğiniz balığa kısaca tükettiğiniz hemen hemen her ürün ve hizmet içerisinde girişim için gereken bariyer maliyeti ve pek ilgi kurulamayacak diğer maliyetlere para ödüyoruz.   Fakat hiçbir katma değeri olmayan faktörlere (bariyer, komisyon ücretleri, halkın yararına kullanılmayan vergiler, düşük kaliteli hizmet / ürün vs.) ödenen paralar da sistemi agresifleştiren ve çürüten kısımları.  Arabanıza benzin aldığınızda ödediğiniz verginin de vergisini verdik derken harcanan paranın %60 civarını vergi olarak ödüyoruz peki bu durumda köprülerden bedava mı geçiyoruz? Yoksa para ödediğimiz otobanlarımız çok mu kaliteli? Zaman zaman 2 şeride kadar düşen, emniyet şeridi bile tünellere sahip otobanlarımıza ödediğimiz paranın karşılığını otobanı kullananlar mı almakta yoksa bu kaynak başka hizmetler için mi kullanılmakta?  Benzinin bu kadar pahalı olması piyasaya daha fazla araba çıkmasına bir bariyer olarak da düşünülebilinir.   Peki bu kadar vergiye değer mi bu bariyer? Farklı uygulamalar yürürlüğe girebilir.  Londra’da şehir merkezine otomobil ile giriş için ödenen ücretin etkisini parayı ödeyen kişiler direkt olarak hissedebiliyor ve dolayısı ile ödenecek giriş ücretinin fiyatı piyasa koşullarına ve alınan hizmetin kalitesine göre adil bir şekilde belirlenebilmekte.

Bir başka örnek de özel sektörden.  Ülkemizde her sene üniversite giriş hazırlığı için dershanelere ödediğimiz para ile tüm gençlerin eşite yakın hizmet alabileceği üniverstileri kurulabileceğini düşünürsek.   Sistemin dişlileri arasında sıkışmış tüketicilerin bu makro sorununu görebilecek ve çözebilecek yönetim dirayetini göstermek de devletin görevi.  Aksi halde gitmek istediğimiz yönden ziyade rüzgarın savurduğu yere gider ve rüzgarın savurduğu yerin aslında “varmak istediğimiz nokta” olduğuna “bir şekilde” ikna oluruz….

Referans : The Globalization Paradox – Dani Rodrik

http://rodrik.typepad.com/dani_rodriks_weblog/2011/04/a-parable-for-the-world-economy.html

 

Tags: , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copyright © 2006-2018 Güzel Blog All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.0.3, from BuyNowShop.com.