0

Yetenek Sizsiniz’de Kimler Başarılı Oluyor? Aynı Yöntem İş Hayatında İşe Yarar mı?

Posted by mgocean on September 16, 2012 in İnsan Kaynakları, Kişisel Gelişim, Motivasyon, Yönetici |

Yetenek Sizsiniz Programı neden bu kadar izleniyor? Çünkü bu yarışma, toplumun her kesiminden insanın kendini ifade etmek, yeteneğini göstermek için hemen hemen eşit şans verir. Birkaç dakika boyunca şans ve sahne sizin. İlk intiba, jurinin karşısındaki duruşunuz, kıyafetiniz ilk diyaloğunuz iyi ya da kötü olsun farketmez yeteneğinizi gösterme şansını elde edersiniz…. Sahne sizin…

Genelde izleyicileri ve juriyi en çok etkileyen yarışmacılar ilk bakışta beklentileri çok düşük tutanlardır. Sahneye hoplaya zıplaya gelip çok iyi break-dance yapan adaylardan ziyade duruşu ve geçmişi ile çok birşey vaad etmeyen adayların standart performansı çok daha etkileyici olmakta. Peki Beklentiyi düşük tutmak iş hayatında da işe yarar mı? Sizi bir adım ön plana çıkartır mı? bu soruların cevabı yazının son kısmında. Şimdi gelelim Yetenek Sizsiniz örneklerine…
İşte size yarışmanın orjinal formatından 2, Türkiye’deki yarışmadan da bu anlamda 1 örnek;

Paul Potts Britain’s Got Talent Programına bir cep telefonu satıcısı olarak geldi. Sahnedeki duruşu bile eğriydi, kendine güveni sıfırdı. Opera söyleyeceğim dediğinde juri birbirine küçümser kaçamak bakışlar attı (24. Saniye) ancak Paul öyle bir performans gösterdi ki tüm juri ve izleyiciler büyülendi. İşte o performans;

Sonra ne mi oldu? Paul yarışmanın o sezonunun birincisi oldu. Albümler çıkarttı ve bu alanda bir profesyonel oldu. Peki Paul bu ilk sahne deneyiminde Pavarotti gibi şık giyinse sahneye kendi orkestrasını getirse, sahnede dimdik ve kendine son derece güvenir bir şekilde durduktan sonra aynı performansı sergilediğinde aynı etkiyi alabilir miydi? Yarışmayı birinci bitirip albüm teklifleri alabilir miydi?

İşte aynı yarışmadan ikinci bir örnek; Susan Boyle… Dağınık saçları kalın (ve dağınık) kaşları ile sahneye gelip “Elain Paige gibi olmak istiyorum” dediğinde herkes güldü. “Şu zamana kadar fırsat verilmediği için olamadım ama bugün bu fırsatı yakaladığıma inanıyorum” dedi ve çok iyi bir performans gösterdi. uluslararası ün kazandı. İşte dünyanın Susan Boyle’yle tanıştığı an:

9 Ocak 2010’da İzmir’deki Yetenek Sizsiniz seçmelerinde sahneye 17 yaşındaki iki genç (Bilal Avcı ve Uğur Karameşe) yine eğri duruşları ile sahne alır. Dans edeceklerini söylerler ama duruşları, kıyafetleri, ve üçgen olmayan vucütları ile geleneksel dansçı yeteneklere hiç benzemiyorlardı. Performans öncesi diyalogun sonunda Ali Taran canı sıkılmışcasına, “hadi dans edin de gidin” dercesine “Hadi Papi…” diyor… Bu gençlerin verdikleri beklentiden çok daha yüksek bir performansla çok beğeniliyor. Bu iki genç daha sonra yarışmanın diğer etaplarında diğer yarışmacıları ve kafasında dönüp, helikopter yapan taklalar atan “havalı” dansçıları geçip Türkiye’nin yeteneği seçiliyor…. İşte o ilk sahne;

Maalesef iş hayatı Yetenek Sizsiniz kadar herkese eşit şans tanıyan bir ortam değil. Her zaman çok yetkin, yetenekli, akıllı, çalışkan çalışanlar her zaman kendilerini göstermek konusunda başarılı değillerdir. Beklentileri bilinçli ya da doğal olarak çok düşük tutmak size her zaman “sahneye çıkma” şansı vermez. İş ya da performans görüşmelerinde kendimizi mümkün olduğu kadar iyi anlatır, kendimize çok güvenen bir profil çizmeye çalışırız. Tabii ki beklentileri de yükseltiriz. Yüksek beklentiyi bırakın aşmayı verdiğimiz intibayı korumak için bile çok çaba sarfetmemiz gerekir. Peki bu Paul Potts etkisini nasıl yaratılır? Tabii ki kendimizi yanlış ya da eksik tanıtmak hem etik hem de etkili bir yol değildir. Sizden beklentiler konusunda kendinizi en zayıf gördüğünüz konu üzerinde çalışarak, eğitimler alarak, kitaplar okuyarak, podcast’ler izleyerek vs. vs. kendimizi geliştirebilir, karşımıza bu gelişimimizi ilk ifade edebileceğimiz ortamda göstermek tam olarak Paul Potts etkisi yaratacak ve kendimizi sürekli gelişime yönlendirecektir. En iyisi başta kendimiz olmak üzere herkese dürüst olmak böylece işler hepimizi için çok daha kolaylaşacak ve konsantre olunması gereken noktalara odaklanmak için yeterli zaman ve enerjiyi bulabiliriz.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copyright © 2006-2018 Güzel Blog All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.0.3, from BuyNowShop.com.