0

Bankacılıkta Risk Yönetimi

Posted by mgocean on January 29, 2014 in Finans, Risk Yönetimi, Strateji, Yönetim |

Risk01Bankacılık, her zaman çok iyi kar getiren, “para satan” bir sektör olarak biliniyor. 2001 krizini sektör içerisinde yaşamamış nedenlerini araştırmamış kişiler bankacılığın risksiz (risk-free) bir faaliyet alanı olduğunu söyleyebilir. Ancak bu işin de riskleri var. Bankaların taşıdıkları riskler sadece kendilerini bağlamaz, bireysel / kurumsal müşterileri için de risk taşırlar.
risk
Finansal kuruluşların riskleri, ülkenin hatta dünyanın finansal yapısını bozmaya gidecek kadar etkileri olabilir. 2008’deki A.B.D. de yaşanan ve finansal kurumların risklerinin gerçekleşmesi sonucunda tetiklenen ekonomik risk global bir boyut kazanmıştı. Finans sektörü için “risk” kelimesi biraz daha farklı bir anlam içerir. Risk aynı zamanda “fırsat” olarak da algılanır. Bankaların taşıdıkları riskleri daha iyi anlamak adına öncelikle bankacılığın temel fonksiyonlarından birini, kredi aktivitesini anlatmak gerekiyor.
X Bankası’nı kurmaya karar verdiniz. Ve kredi vermek üzere müşteri arıyorsunuz, ama durun bir dakika, kredi verecek parayı nerden bulacaksınız? Bankayı kurarken koyduğunuz sermayeyi kullanmayı düşünüyorsanız hiç girmeyin bu işe. Size vadeli hesaplarına para yatıran müşterilerinizin parasını daha yüksek faiz getirisi ile kredi olarak dağıtırsınız. Çok iyi iş valla. Hatta size daha iyisini söyleyeyim sizin bankanıza yatırılan paranın çok daha fazlasını kredi olarak dağıtabilirsiniz. Örneğin Ahmet Bey %10 faiz getirisi ile bankanıza 1 yıl vadeyle bankanıza 100TL yatırdı. Sene sonunda 110TL ödeme yapacaksınız kendisine. Siz bu 100TL’yi kasanızda tutarak 500TL’ye kadar Kredi verebilirsiniz. Uğur Bey’e 500TL Krediyi %15 faizden yine 1 senelik verdiniz. Getirisi 75TL. Sene sonunda 10TL Ahmet Bey’e öderken, Uğur Bey’den 75TL faiz getirisi kazanıyorsunuz. Senede 65TL kazandınız. Çok temiz iş peki risk bunun neresinde? Bankacılık sektöründeki riskler 4 ana başlık altında gruplanır. Bu risklerin açıklaması ve önlemleri aşağıda belirtilmiştir;
Risk06
1.Likidite Riski : Bankanızdan faiz almak için size para yatıran müşterilerinizin parasını kredi olarak dağıttınız. İnsanlar nakit sıkıntısından dolayı paralarını çekmeye geldiler. Onlara ne diyeceksiniz? “Kusura bakmayın biz sizin parayı iyi bir müşterimize iyi bir faizden kredi olarak verdik, kredi geri ödemesi olsun size paranızı iade ederiz” mi diyeceksiniz? Hiç sanmıyorum. Türkiye Bankacılık mevzuatı gereği bankalar verdikleri kredinin %20’sini kasalarında likit olarak tutmalılar. Basel II standartlarına göre Avrupa’da bu oran daha düşüktür ama bizim başımıza gelen banka iflasları ülke olarak bizi daha da muhafazakar önlemler almaya yönlendiriyor. Likidite riski aynı zamanda sadece müşterilere yapılacak ödemeleri içermemekte, bankanın giderlerinin (şube kirası, elektrik faturaları, çalışan maaşları vs. vs.) zamanında ödenmesi için bu riskin planlanan düzeyde tutulması, nakit yönetiminin bu şekilde planlanması önemlidir.
Risk052. Kredi Riski : Her kredinin geridönüşü olmayabilir. Kredi alan kişi / kurum geri ödemeyi yapamayabilir, iflas edebilir vs. Bunun için artık bankalardan kredi almaya gittiğinizde bankalar size hayat sigortası yapar. Ya da riskli gördükleri kurumlar için farklı teminatlar isteyebilir kredi karşılığı. Bazen bankadan kredi çekerken bankalar sizden aslında o paraya ihtiyacını olmadığını kanıtlayacak kadar teminat isteyebilir 🙂 Farklı kişi ve kuruluşlara farklı faiz oranlarından kredi kullandırmak bankanın kredi talep eden üzerinde yaptığı kredi riski değerlendirmesi sonucu ortaya çıkar. Geri ödemede zorluk çekecek, finansal sicili çok da iyi olmayan kişi / kurumlara daha yüksek faizden kredi sağlanır. Ayrıca kredi verilecek tutarlara sınırlama getirmek de banka açısından riskin etkisini düşürmeye yönelik bir uygulamadır. Kredilerin geridönüşlerinin olmaması ve gösterilen teminatların değer kayıpları ciddi risk içerir. 2008’de yaşanan kriz, Mortgage Kredilerinin geridönüşlerinin gerçekleşmemesi ve teminat olarak sayılan ev fiyatlarının ciddi oranda düşmesinden başka birşey değildir. Standard & Poor’s, Moddy’s gibi kredi derecelendirme kuruluşları Basel Standartlarında Firmaları AAA – D’ye kadar derecelendirir her dereecedeki firmanın yıl içerisinde batma olasılığını belirler, bunun için kredi derecelendirmesi iyi kurumlar hatta ülkeler daha düşük maliyetle kredi temin edebilirler. AAA notunda bir kurumun yıl içerisinde batma olasılığı %0,01 iken CCC notundaki bir firmanın %28 civarındadır. Ancak AAA firmalarının batmayacağı anlamına gelmez nitekim Lehman Brothers’ın 2008’de batmadan kısa bir süre önce kredi notu “AAA” idi.
Risk033. Piyasa Riski : Bu çok genel bir kavram. Döviz kurlarındaki değişiklikler, faiz oranlarındaki değişiklikler piyasa riskini oluşturur. Elinizdeki Aktifler (Alacaklarınız) ve Pasifler (Borçlarınız) faiz oranı, döviz kuru riskinden nasıl etkileniyor? Elinizde çok fazla Euro var ve hep TL kredisi vermişseniz. Euro’nun düşmesi bankanız için risk teşkil eder. Aynı zamanda faize duyarlı borç ve alacaklarınız arasındaki farklar ciddi boyutlarda ise ciddi bir faiz oranı riski taşıyorsunuz demektir. Bu riskleri ölçmek için GAP Analizi, VAR (Value at Risk) gibi birçok yönetem uygulanmaktadır. Bankalar uzun vadeli kaynaklarının bir kısmını tahvil bono satarak ya da alarak gerçekleştirebilir, bu durumda devlet borçlanma faizlerinin yükselmesi ya da düşmesi bankanın bulunduğu pozisyona göre risk oluşturabilir. Bunun için faizlerin birkaç puan arttırılarak ve azaltılarak uygulanan simulasyon testleri yapılmaktadır. Bankanın volatil piyasalarda yapacağı yatırımların (hisse senedi, fon, döviz yatırımları vs.) muhtemel getirilerini hesaplamak için de VAR Value At Risk yani Riske Maruz Değer istatistiki yöntemlerle bulunur. Böylece alınan 1 milyon Euro’nun gün içerisinde %1 ihtimalle size maksimum 8500 Türk Lirası kaybettirebileceğini hesaplayabilirsiniz. Piyasadaki faiz oranları ya da kur değişimlerinin yaratacağı riskleri türev ürünlerle (SWAP, Forward, Futures) yani elindeki bir krediyi, menkul değeri başka bir kurumun elinde tuttuğu değerle değiştirmek, kur fiyatını sabitleyerek ilerideki tarihlerde döviz alım garantisi vererek vs. kapatabilir. Ayrıca Hedging de ayrı bir faiz oranı riskini azaltmaya yönelik sık uygulanan bir yöntemdir.
Risk02
4. Operasyonel Risk : Bankacılık faaliyetlerinin yürütülmesindeki aksaklıklardan kaynaklanan riskleri içerir. Bir operatörün yanlış işlem yapılması, bankacılık IT sistemlerinde meydana gelebilecek bir aksaklık ya da bir şube çalışanının (bilerek ya da bilmeyerek) yapacağı yanlış bir uygulama bu riski içerir. Bu tür risklerin önüne geçilmesi için, bankacılık işlemlerinde belirlenen tutarlara göre farklı onay mekanizmalarının işletilmesi, banka sistem altyapısının disaster Recovery ortamında yedeklenmesi, çeşitli fraud önleyici aktiviteleri sayabiliriz.

Artık risk bankalar için yönetilmesi gereken bir olgu olmaktan çıkıp faaliyet gösterilen ortamın ta kendisi olmuştur. Banka performanslarının sadece “ROE = Getiri / Öz Sermaye” formülünden öte riske göre düzeltilmiş RAROC (Risk Adjusted Return on Capital) değerlerle ölçülmektedir. Bankaların kendi içinde risk gruplarına göre risk önleme yapılanmaları olmakla birlikte, BDDK, TMSF gibi kurumlar da finansal kuruluşların risklerini takip eder, globalleşen ve paranın artık bir memleketinin olmadığının kabul edildiği dünyada uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Basel Standartlarında riskleri yönetmeye yardımcı olmaktadır.

Tags: , , , , , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copyright © 2006-2017 Güzel Blog All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.0.3, from BuyNowShop.com.