0

Bedava

BedavaDaha önce özellikle online girişimler konusunda bir uzman olan Chris Anderson’ın “Uzun Kuyruk” kitabını bu blogda özetlemiştim.  İlgilenenler Uzun Kuyurk linkinden okuyabilirler.  

Chris Anderson “Bedava” adlı kitabında bedava verilen hizmetlerin şirketinize nasıl katma değer yaratacağını örnekleri ile birlikte sunuyor. Hiçbir ücret ödemeden kullandığımız Google ve Facebook nasıl bu kadar kazanıyor? Cevap biraz ironik; “hiçbir ücret ödemediğimiz için”. Bu yazıda bedavaya dayalı iş modellerini örnekleri ile birlikte bulabilirsiniz.

Gilette ile başladı bedava kültürü. 1900’lerin başlarında Gilette traş makinelerini çok ucuza ve neredeyse bedavaya piyasaya sürdü. Tıraş makinelerinin tamamlayıcı ürünü olan tek kullanımlık traş bıcaklarının satışı ile de bu gelir modelinin öncülüğünü yaptı. Günümüzde ana ürünü, ucuza alıp tamamlayıcı yan ürünlerine ciddi para harcadığımız birçok ürün / hizmet tüketiyoruz. İletişim operatörleri tarafından satılan ucuz cep telefonlarını alıp aylık tarifeler ödüyoruz, şirketimizdeki kahve makinelerini çok ucuza alıp ya da bedavaya kiralayıp, kahve üretmek için gerekli kahve paketlerini pahalıya alıyoruz, Printer’dan ziyade kartuş’tan para kazanan HP de bu modele bir örnek oluşturuyor.

21. yüzyıl’ın bedava anlayışı, hileden, paranın bir cepten diğerine aktarıldığı bir tuzaktan uzak. Daha adil ve şeffaf bir bedava anlayışı. Bedava anlayışı bir pazarlama yönteminden çok bir ekonomik model. Aynı zamanda senelerdir süregelen bedavanın sadece kalitesiz olabileceği algısı da yavaş yavaş değişiyor. Google arama motoru ya da Facebook bedavadır peki kalitesizler mi?

Çevremizdeki her şey atom ekonomisine bağlı olarak zamanla pahalılaşır. Ama internet dünyası olan bit ekonomisinde her şey ucuzlar. Atom ekonomisi enflasyonist, bit ekonomisi deflasyonisttir. Moore Kanunu, bilgisayar işlem gücünün her yıl yarılandığını savunur. İnternet üzerinde herhangi bir faaliyetin, maliyet anlamındaki 3 unsuru (işlemciler, bant genişliği ve depolama) her yıl maliyet anlamında yarılanır. Artık her şirket bedava iş modelini ve bedavadan para kazanmayı öğrenmeli.

Bedava daha çok ürünlerinizi kullanan bir kitle yaratmak ve bu kitlenin bir kısmı üzerinden para kazanma üzerine modellenebilir. Örneğin Pegasus ile uçmak, Türk Hava Yolları ile uçmaktan daha ucuzdur. Anca Pegasus ile uçarken yiyecek içeceğinize, ya da check-in’de istediğiniz koltuğu seçmek için ekstra para ödersiniz. Diğer bedava çeşitlerine örnekler, bedava numune dağıtmak, benzin istasyonlarındaki aracınız için bedava hava, su ve hatta yıkama hizmeti. Yine aracınıza belirli bir marka yağ almanız durumunda yağ değişiminin bedava yapılmasıdır. SecondLife’ı bedava oynayabilirsiniz ama ekstra özelliklere daha hızlı ulaşmanız için ücret ödemeniz gerekir. Aynı zamanda ücretsiz radyo, tv yayını, bedava internet içeriği sunan birçok site içeriklerin yanında yayınladıkları reklamlar ile gelir elde ederler. Flickr gibi bir çok kullanıcısı için bedava fonksiyonalite sunan, ekstra özellikleri için para talep eden modeller de bedava iş modeli olarak sayılır. Google’ın birçok ürününü (gmail, arama motoru, google maps, google docs, google analytics vs. vs.) bedava kullanıyoruz, Google için bu bedava kullanımları gelire dönüştürmek elzemdir.

Digitürk ya da D-Smart için çanak anten, receiver gibi gerekli olan ilk donanımları neredeyse bedava sunar, bunların parasını sattığı tv paketleri ile karşılar. “Çapraz Sübvansiyonlar” olarak adlandırılan bu tür iş modellerini hayatımızın bir çok alanında görebilirsiniz.
Çok kısıtlı bir ürünü, zararına satarak sizi mağazasına çekmeye çalışan kampanyaların peşinden gittiğinizde genelde kendinizi kampanyalı ürünle birlikte mağazaya gittikten sonra size sunulan diğer ürünleri almış olarak bulabilirsiniz. Bu model, “Doğruda çapraz sübvansiyon” olarak anılır.
“3 Taraflı Pazar” modelinde sunulan içerik, yazılım, hizmet vs. herkese bedavadır. İçeriği sunan ve içeriği alan tarafların yanına bir de reklamcı tarafı müdahil olur ve içeriklerin arasında reklamını yapması için içerik sağlayıcısına para öder.
“Freemium” Modeli, temel fonksiyonaliteleri herkese bedava olarak sunarken, gelişmiş kapsam, daha çok kaliteyi para ödemek isteyen kullanıcılara satar. Skype’ı hemen bugün ücretsiz kullanabilirsiniz ancak belirli bir miktar ve kalitedeki uluslararası görüşmeler için skype’a para ödemek durumundasınız. Flickr’ı bedava kullanırsınız ama Flickr Pro hizmetlerinden faydalanmak için para ödemelisiniz.
“Parasal Olmayan Piyasalar” modeli aslında daha çok iyi niyete dayalı bir model. wikipediayada bir makale yayınlamak ya da bir makaleyi okumak için para ödemezsiniz ama bir şekilde kendini çevirmek zorunda. İsterseniz wikipedianın diğer gönüllü finansörleri gibi wikipediaya bağış yaparak bu modeli destekleyebilirsiniz.
İş modelinizi seçerken ya da oluştururken bedavanın yarattığı psikolojiyi de çok iyi bilmek gerekir. Örneğin bir dergiyi internetten bedavaya, bayiden 10 TL’ye, yıllık abonelik için de toplamda 36 TL ücret biçseniz dahi her bir kanal için ayrı kazancınız olacaktır. Aslına bakıldığında yıllık abonelik kullanıcı için sayı başına 3TL’lik (36YL / 12 Ay) bir maliyeti var ama reklam gelirlerini düşündüğünüzde getirisi sayı başına 10TL’yi geçer. Peki neden yıllık aboneliği bedava yapmıyoruz? 3TL maliyet üretim 10.000 kullanıcıya ulaşacağımıza.( (10+3) TL X 10.000 = 130.000TL ) Bedavaya 20.000 Kullanıcıya ulaşsak daha çok para kazanmaz mıyız? (10 TL X 20.000 = 200.000TL ) Cavap malesef “hayır”. Burada müşteriye yansıtılacak 0’dan büyük herhangi bir model aslında derginizi “gerçekten” okumak isteyen kitleyi size çekiyor. Hedef müşterilerine ulaşacaklarına düşündükleri için reklam verenler sizin derginizi tercih ediyor. Bedava dağıtılan bir dergi için reklamdan bu miktarda para kazanamazsınız.

Bir başka ve daha çarpıcı bir bedava iş modeli örneği daha; Japonya’da bir mağazada bulunan her ürün bedava. Peki bir mağazadaki her ürün nasıl bedava olabiliyor? Japonya, Tokyo’da Sample Labs adlı bir butik mağazaya girip istediğiniz 5 ürünü alıp evinize gidebiliyorsunuz. Peki SampleLabs nasıl ürünlerin stoklama ve tedarik maliyetini karşılıyor? Daha da ötesi bundan nasıl para kazanıyor?
Birinci gelir kaynağı giriş ücreti. Giriş ücreti olarak 13$ alıyor SampleLabs ayrıca yıllık aidat ücreti alıyor. 47.000 üyesi olan SampleLabs o kada popüler ki mağazayı ziyaret etmeniz için bir hafta önceden rezervasyon yapmak zorunda kalıyorlar.
İkinci gelir kaynağı raf ücreti. Mağaza popülerleştikçe şirketler mağazada ürünlerini tüketicilere tanıtmak için raf kirası ödüyor SampleLabs’e.
Üçüncü gelir kaynağı. piyasaya sürülen ye da sürülmekte olan ürünleri bedava kullananların geribildirimlerini şirketlere satmak.
Hiç fena bir model değil ilgilenenler benimle iletişime geçebilirler 🙂

Microsoft vs UnixPeki bedava ile nasıl başa çıkabilirsiniz? Kitapta Microsoft’un Unix ile savaşı, Ücretli mail hizmeti veren Yahoo ile ücretsiz Google mail servisi arasındaki mücadeleyi ve mücadeledeki yapılan yanlışları detaylı anlatıyor ama işin özeti şudur; Bedava ile mücadele ederken öncelikle bedavanın (ve tabii ki bedavayı kullanan rakibinizi) inkar etmemek, küçümsememek ve bedavanın gücünü kendi lehinize çevirmeniz gerekiyor. Bu mücadeleyi ancak geleneksel gelir modelleri şablonlarından hızlıca kurtularak kazanabilirsiniz.

Dünya değişiyor, dünyanın değişim hızı bile değişiyor. Her alanda dünyaya ayak uydurmak gerekiyor. Sadece akıllı cep telefonu alığ e-postalarımızı mobil olarak takip etmek bundan 5 sene önce değişimi yakalamak olarak görünse dahi şimdi olmazsa olmaz… Kısaca değişen oyuncakları değil, değişen oyunu takip etmek gerekiyor.

Tags: , , , , , , , , , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copyright © 2006-2017 Güzel Blog All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.0.3, from BuyNowShop.com.